![]() |
18 ARALIK 2007 DTP WORKSHOP’U (ÇALIŞTAY) RAPORUSosyal Sorunları Araştırma ve Çözüm Derneği’ni (SORAR) Ekim 2006’da kurduk. İlk olarak 30 kasım 2007 tarihinde PKK konulu bir çalıştay düzenledik.. Söz konusu toplantıya 27 kişi katıldı. Bunların arasında hemen hemen her düşünceden gazeteciler, eski bürokratlar, akademisyenler, siyasetçiler ve araştırmacılar yer aldı. Sorar’ın düzenlediği ikinci çalıştayın konusu DTP oldu. 18 Aralık tarihinde gerçekleşen çalıştaya DTP’den iki üst düzey yetkilinin yanı sıra, aralarında eski bürokrat, akademisyen, gazetecilerin de bulunduğu 26 kişi katıldı.. 4 saat süren toplantıda özetle şu soruların yanıtları DTP’li yetkililere soruldu: KATILIMCILAR SORUYOR:
Toplantının giriş bölümünde önce katılımcıların DTP konusunda kısaca görüşleri alındı ve ortaya şu çarpıcı değerlendirmeler çıktı:
Toplantının ikinci bölümünde DTP’lilere hem bu değerlendirmeler hem de yukarıda başlıklandırdığımız sorular yöneltildi. DTP’LİLER YANITLIYOR Çözümsüzlüğün faturası bize çıkarılıyor Herkes bizim şahsımızda PKK’yı bitirmek istiyor. Bu nedenle DTP burada. Bizi buraya getiren şey şiddetin ta kendisidir. "Terörle bir yere varılmaz" diyenlere karşı buraya varılmıştır. Biz buraya PKK nedeni ile geliyorsak, bize aslında siyasi bir değer biçilmiyor, bir araç olarak bakılıyor demektir. İstiyoruz ki, biz konuştuğumuzda gündem oluşsun. DTP bugüne kadar kendi çapında siyaset üretmeye çalıştı. Kendi dilini oluşturmaya çalıştı ama Kürt siyaseti DTP üzerinden okunmaya çalışılmadı. Biz şimdiye kadar DTP’nin projelerinin konuşulduğunu görmedik. Biz siyasi bir kimlik yaratmaya çalışırken buna izin verilmemesinin faturası yine bize çıkarılıyor. PKK’nın tabanı üzerinden siyaset yapıyoruz PKK’nın etki alanı üzerinden kurulmuş bir Kürt siyaseti vardır. Kronolojik olarak PKK çok önceden kurulmuştur. Bir taban yarattı, etki yarattı, isyanı örgütledi. Muhalif bir taban üzerinden legal bir siyaset oluştu. Oy verecek tabanı PKK etkiledi. PKK’nın her zaman önde olması doğaldır çünkü tabanı yaratan onlardır. "PKK ile aranıza mesafe koyun" diyorlar ya da "onun günahını sen üstleneceksin" diyorlar. Legal Kürt siyasetine çok fazla baskı oluşmaya başladı. 22 Temmuz’la birlikte DTP gerilimi yükseltmiş değildir. Dağdaki gerillanın silahı var kendini savunuyor. Bizim böyle bir silahımız yok. Bizim silahımız söz. Seçimlere eşit koşullarda girmedik Sürekli kriminal hale getiriliyoruz. CHP ve AKP biz seçimlere girmeyelim diye neredeyse Anayasa’yı değiştireceklerdi. Biz direne direne geldik. Bize bir lütuf verilmiş değil. Kimse bizi getirmedi. Gelmeyelim diye çok uğraşıldı. "Biz gelmezsek durum çok daha kötü olur" dedik. Halka bir umut yaratalım. Dağ dışında bir alternatif yaratalım istedik. Bu koşullarda bu kadar olur. Biz de eşit koşullarda girseydik o zaman kim Kürtlerin temsilcisi görürdük. "Biz olmazsak kimse dağdan inmez" dedik. Seçimlerden önce bir ikilemle karşılaştık: Ya yola devam edecektik ya çekilecektik. Bunu tartıştık ve "yola devam" dedik. İki kemik arasında kıkırdak olmak istedik Ortadoğu’nun ortasında siyaset yapıyoruz. Kökleri yıllara dayanan Kürt sorunu gibi bu kadar ağır bir sorunun DTP üzerinden çözülmek istenmesi ağır bir sorumluluktur. Biz sorunun çözümünü kolaylaştırmak için geldik. Bizim iddiamız sorunun çözmek değil. Sorunu biz yaratmadık. Sorun da bizimle çözülmez. Bir aktör eksikliği vardı. Biz bunu tamamladık ve şunu kabul ettik: Türkiye Cumhuriyeti’nin ideolojisiyle, kültürüyle, kurumlarıyla kemik bir yapısı var. Diğer tarafta savaşan bir yapı var. "Terör örgütü" sıfatlarını aşmış, kemikleşmiş bir yapı var. Biz iki kemik arasında kıkırdak olmak istedik. Birbirlerine çarpıp daha fazla zarar vermesinler diye. Çözüm Türkiye’de, Türk halkıyla olur "DTP’nin gizli bir ajandası mı var?" diye soruluyor. DTP Türkiyeli bir harekettir. Bu kadar Türkiyeli olan bir hareket nasıl Türkiye’yi satar! Nasıl böyle bir şeyi düşünür! Biz bu topraklardan beslendik. DTP Türkiyeli bir hareket. Şu anda geldiği nokta budur. Bunu korumak için çaba sarf etmektedir. Başka bir hesabı yoktur. Çözüm varsa bu Türkiye ile Türk halkıyla olur. Türkiye’yi kendi ülkesi olarak bellemiş bir siyasi harekettir. DTP sol referanslı bir partidir DTP sol referanslı bir kitle partisidir. Bir sınıf partisi değildir. Sermayeye karşı değildir ancak emekten, ezilenden yanadır. Kürt partisi değildir. Türkiye’nin bütün sorunlarına çözüm getirmek için proje üreten bir parti de değildir. Kürt sorunu önceliklerindendir. İstenen PKK’nın değil DTP’nin bitmesi "PKK’ye terörist demiyorsan yanındasın" diyorlar. Niçin bizi bu cenderenin içine sokuyorlar. biz terörist demiyoruz. Biz demiyorsak bu halkın suçu ne? Bizim üzerimizden halktan hesap soruluyor. Biz her türlü şiddete karşıyız. Asla şiddeti desteklemiyoruz. PKK’nın şiddetini desteklemiyoruz. İstenen PKK’nın bitmesi değil, DTP’nin bitmesi. Biz kalksak desek ki PKK terör örgütü. Bundan kim zarar görür, kim biter. Biz mi PKK mı? PKK ile organik bağımız yok Herhangi bir PKK’lı toplantımıza katılmıyor. Toplantılarımızda zaman zaman PKK’nın ve Öcalan’ın açıklamaları tartışılır. Bizim savunduğumuz şeylere uygun değilse eleştirilir. DTP’nin PKK ile doğrudan organik bir ilişkisi yoktur. Ancak cezaevinde yatmış çıkmış bir PKK’lının DTP’de siyaset yapma hakkı vardır. Ancak bunların da PKK ile ilişkileri yoktur. Asıl taban PKK’nın tabanı. Siyasetlerimiz birbirinden etkileniyor. PKK düşünsel ve söylem olarak bize yaklaştı PKK’dan sonra Kürt sorununu çözümü konusunda en radikal söylemi olan biziz. HEP geleneğinden gelen partiyiz. Ne PKK ne de DTP Kürtlerin temsilcisi değildir. Kürt sorunun çözümü konusunda en radikal söylemi olan şiddet kullanan PKK’dır, siyaset alanında ise DTP’dir. PKK ile legal siyaset arasındaki mesafe eskiden daha uzundu. Mesafeyi kısaltan PKK’dır. Çünkü onlar da bağımsız Kürdistan talebinden üniter devlet talebine gelmiştir. Düşünsel olarak, söylem olarak onlar bize yaklaştı. Terör kavramı üzerinden çok üzerimize geliniyor. Terörden kasıt silahlı eylem ise Barzani ve Talabani ile görüşmemek gerekiyor. Biz silahlı mücadeleyi savunsaydık orda olurduk. Ama PKK Türkiye’nin bir gerçeğidir. PKK dışlanmamalı Çünkü çözüm tartışılırken PKK içine alınmadan tartışılıyor. Böyle yapılırsa PKK daha fazla terörize edilir. Onu dışlarsanız o da daha fazla şiddete başvurur. PKK bu sorunun içinde önemli bir nüvedir, onu dışlarsanız sorunu çözemezsiniz.. Sorunun çözümü tartışılırken "PKK’lı militanlar ne olacak?" diye sormalıyız.. Öldürerek bitirmek değil. PKK’lı militanları ne yapacağız? Bunları getirmenin yolunu, yordamını bulmamız lazım. Bunları getirecek, toplumsal hayata katacak, Türk halkının kırmızı çizgilerini de dikkate alarak projeler üretilmeli.. Çözüm "teslim ol"da değil. Koşulları hazırlamadan sadece teslim ol diyemezsiniz. Anayasa’nın ilk dört maddesi değişmeli İlk dört madde tartışılmadan anayasa demokratik olamaz. Kürt kimliğini anayasal güvence altına almadan bu sorun çözülemez. TRT’deki yayınları hakaret olarak görüyoruz. Anayasa’da farklı etnik kimlik vurgulamaları yapılmalı, başka etnik kimlikler de var. Ya da genel bir vatandaşlık tanımlaması da olabilir. Hangi tarih kitabında Kürt ismi geçiyor? Ana dilde eğitim hakkı olmalı. PKK’lıların sosyal yaşama dahil edilmelerinin yolu bulunmalı. PKK’yı değil silahları tasfiye Sihirli sözcük bitirme değil silahsızlandırmadır. 500 kişi teslim olur, 2000 kişi çıkar. Asla inmezler, asla teslim olmazlar. PKK bugüne kadar kendi emekleri üzerinden elde ettikleri değerleri DTP’ye teslim etmez. PKK’yı tasfiye değil, silahsızlandırma olursa sorun daha kolay çözülür. Silahsızlandırma konusunda yardımcı oluruz, etki sahibi oluruz. DTP olarak bunu başarabiliriz. Akan kan sorununu çözülmesi gerekiyor. PKK’nın tasfiyesi değil.. silahların tasfiyesi gerekiyor. PKK bir anlayıştır, bir felsefedir, bir ideolojinin temsilcisidir. "PKK’yı bitirelim" demek inandırıcı değil. PKK Ortadoğu’daki ilerici hareketlerden biridir. Niye böyle bir hareket tasfiye edilsin? Biz böyle bir tasfiye sürecinde rol almayız. Kürt halkı için alternatif bir yapıdır. Öcalan sürece katılmalı Öcalan’a karşı çok büyük bir antipati var. "Öcalansız ve PKK’sız çözüm olmaz" diyorsak bunu iyi bir şekilde anlatmalıyız. Öcalan ve PKK dikkate alınsın diyoruz. Oturup konuşulsun değil. Böyle demiyoruz Sadece muhatap alınsın. DTP Meclis’e girerek çözümün yolunun Ankara olduğuna işaret etmiştir. Demokratik cumhuriyete vurgu yapıyoruz. DTP içinde PKK’ya kendini yakın hissedenler de var eleştirenler de. Ama bizim partimizde politika yapanlar silaha bulaşmadı. Bize bir şans verilsin DTP silahtan bağımsız bir irade geliştirmeye çalışıyor. PKK’dan değil, silahtan bağımsız. DTP’nin üstüne gelinmesi, PKK’nın silahsızlandırılması konusunda iradesini ve gücünü kırıyor. Bize şans verilirse bunu kötüye kullanmayacaktır. Kötüye kullanırsak biz kaybederiz. Eminiz Cemil Bayık bizim yerimizde olmak istemez. PKK sıkışırsa ne yapacağı belli olmaz PKK’nın uluslararası güçlerle ilişkiye girmeyeceğini kimse garanti edemez.. Kendini sıkışık durumda hissederse ne yapacağını kestirmek zor. PKK’nın tabuya dönüşmemesi gerekir PKK-Kemalizm benzetmesi doğru değil. PKK’yı bir tabu haline getirmemek gerekir. Kemalizm tarzı bir tabuya dönüşmemesi gerekir. |
|
SORAR Sosyal Sorunları Araştırma ve Çözüm Derneği - ePosta: sorar@sorar.org.tr |
|